Emziren Anneden Kan Alınır mı? “Emziren anneden kan alınır mı” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz. Geçen gün ofiste öğle arası otururken arkadaşım bana sordu: “Emziren anneden kan alınır mı, bilir misin?” Önce biraz duraksadım. Çünkü bu konu öyle basit bir “evet-hayır” meselesi değil. Hem merak uyandırıyor hem de doğru bilgiye ulaşmak isteyen anneler için kafa karıştırıcı olabiliyor. Ben de kendi deneyimlerimden ve araştırmalarımdan yola çıkarak bunu biraz açmak istedim. Kan Alma İşlemi ve Emzirme Arasındaki İlişki Kan almak, yani venöz örnekleme, aslında rutin bir işlem. Ama emziren bir anne olduğunuzda akla gelen ilk soru şudur:…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Sacın Ağırlığı Nasıl Hesaplanır? Felsefi Bir Bakış Extremmutfak okurlarına özel hazırlanan bu metin, Sacın ağırlığı nasıl hesaplanır konusunda pratik bir rehber sunuyor. Bir üretim atölyesinde yürürken gözüm bir sac levhaya takıldı. Soğuk çelik yüzeyine dokunduğumda, ağırlığını tahmin etmeye çalıştım. Hesaplamak kolay görünüyor; uzunluk, genişlik, kalınlık ve yoğunluk işin içine giriyor. Ama bir an durdum ve sordum: “Sacın ağırlığını bilmek, yalnızca teknik bir veri mi, yoksa onun varlığını anlamak için bir pencere mi açıyor?” İşte bu soru, bize etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevesinde sacın ağırlığını düşünme fırsatı sunuyor. Sacın ağırlığı nasıl hesaplanır? sorusunun teknik cevabını ararken, insan deneyiminin derinliklerine de inebiliriz.…
Yorum BırakMerhaba! Extremmutfak sayfasında bugün “Salim kalp ne demek” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Salim Kalp Ne Demek? Geleceğe Bakış ve Vizyoner Perspektif Ankara’nın kalabalık caddelerinde yürürken, bir yandan cep telefonumdan güncel teknolojik gelişmeleri takip ediyor, bir yandan da kendi geleceğimle ilgili senaryolar kuruyorum. 28 yaşında, teknolojiye meraklı bir genç olarak, sürekli soruyorum kendime: “Salim kalp ne demek ve bunun gelecekte hayatımı nasıl şekillendireceğini düşündün mü?” Salim kalp, özetle temiz, saf, önyargılardan arınmış ve başkalarına zarar vermeyen bir kalp olarak tanımlanabilir. Fakat bu kavram, sadece manevi bir değer değil; önümüzdeki yıllarda hem iş yaşamında hem de sosyal ilişkilerde somut etkileri olabilecek…
Yorum BırakDireksiyon Sınav Harcı Ne Kadar? İktidar, Kurumlar ve Yurttaşlık Üzerine Siyasal Bir Okuma Bir ekonomik kalemin “küçük” görünmesi, onun toplumsal anlamını küçültmez. Direksiyon sınav harcı da ilk bakışta teknik bir ücret gibi durur: ödenir, sınava girilir, süreç tamamlanır. Ancak bu tür bedeller, yalnızca bir hizmet karşılığı değildir; aynı zamanda devletin yurttaşla kurduğu ilişkinin maddi bir ifadesidir. Sürücü belgesi edinme süreci, modern devletin en gündelik ama en yoğun iktidar alanlarından biridir. Burada mesele yalnızca “direksiyon sınav harcı ne kadar?” sorusu değil, bu ücretin hangi meşruiyet zemininde alındığı ve hangi toplumsal düzeni yeniden ürettiğidir. Sürücü Belgesi Ücretleri: Teknik Bir Kalemden Toplumsal Bir…
Yorum Bırak“Bok böceği neden kutsaldır” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz. Bok Böceği Öldürmek Günah mı? Cesur Bir Tartışma İzmir’de yaşayan, sosyal medyada aktif, tartışmayı seven biri olarak bu soruya net başlamak istiyorum: Bok böceği öldürmek günah mı? Bana sorarsanız, bu soru yüzeyde basit görünebilir, ama altına baktığınızda hem ahlaki hem ekolojik hem de felsefi açıdan oldukça karmaşık. Şimdi gelin, bu konuyu biraz kazıyalım ve cesurca tartışalım. Güçlü Yönler: Öldürmemek Tarafının Mantığı Öncelikle, bok böceklerini öldürmemek fikrinin güçlü yanlarından bahsedelim. Birincisi, doğa dengesi. Bok böcekleri, adı üzerinde, doğadaki çöp ve atıkları parçalayan canlılar. Onlar olmasa, organik atıklar…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın en güçlü araçlarından biri olduğunda, yedi yaşındaki bir çocuğun davranışları bile yalnızca gelişimsel bir mesele değil, aynı zamanda tarih boyunca değişen insan algısının aynasına dönüşür. Çocukluk Kavramının Tarihsel Arka Planı Antik Çağda Yedi Yaşındaki Çocuk: Küçük Yetişkin mi, Gelişen Birey mi? Antik Yunan ve Roma dünyasında çocukluk, modern anlamda korunan bir evre olarak görülmezdi. Yedi yaşındaki bir çocuk çoğu zaman “tamamlanmamış bir yetişkin” olarak değerlendirilirdi. Aristoteles’in Politika adlı eserinde çocuk, aklın henüz tam gelişmediği ama eğitilebilir bir varlık olarak tanımlanır. Bu dönemde yedi yaşındaki bir çocuk, oyun oynasa da giderek ev işlerine ve sosyal sorumluluklara dahil…
Yorum Bırak5555 Sayısının Siyaset Bilimi Bağlamında Okunması: Tekrar, İktidar ve Toplumsal Düzen İnsan topluluklarını anlamaya çalışan bir düşünce hattında sayılar yalnızca niceliksel göstergeler değildir; aynı zamanda düzenin nasıl kurulduğunu, tekrarın nasıl bir iktidar tekniğine dönüştüğünü ve anlamın nasıl üretildiğini gösteren sembolik yapılardır. “5555” gibi ardışık bir tekrar, ilk bakışta basit bir sayısal dizilim gibi görünse de, siyaset bilimi açısından okunduğunda güç ilişkilerinin ritmini, kurumların kendi kendini yeniden üretme kapasitesini ve modern toplumsal düzenin veri temelli karakterini anlamak için verimli bir metafor sunar. Bu çerçevede 5555, yalnızca bir sayı değil; tekrar eden iktidar biçimlerinin, döngüsel politik süreçlerin ve sürekli yeniden üretilen ideolojik…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Extremmutfak ekibi bu yazısında “Regl azgınlık yapar mı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Regl Azgınlık Yapar Mı? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Perspektifi İstanbul’da, sabah işe giderken otobüste, sokak aralarında ya da işyerinde gözlemlediğim pek çok şey bana toplumsal cinsiyetin, çeşitliliğin ve sosyal adaletin günlük yaşamdaki etkilerini düşündürtüyor. “Regl azgınlık yapar mı?” sorusu, çoğu zaman basite indirgenen bir mit gibi görünse de, aslında kadınların ve regl deneyimi yaşayan bireylerin toplumsal algıdaki yeriyle, beden politikalarıyla ve günlük hayat pratikleriyle doğrudan ilişkili. Ben bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine projeler yürütüyorum ve gözlemlediğim gerçekler, bu konunun teorik tartışmaların ötesinde,…
Yorum Bırak11’e Tam Bölünme Kuralı: Matematik ve Felsefe Arasında Bir Yolculuk Bir sabah, bir kahve fincanının yanında bir kağıt parçasına rastladığınızı hayal edin. Üzerinde uzun bir sayı dizisi var: 3527, 81463, 275. Sayılar sıradan görünse de, bir soruyla karşı karşıyasınız: “Acaba bu sayılar 11’e tam bölünebilir mi?” İşte bu noktada, basit bir matematik kuralı, etik, bilgi ve varlık hakkında derin düşüncelere kapı aralayabilir. İnsan, evrensel bir doğruya ulaşmak ister; ancak bu doğrular yalnızca sayılarda değil, değerlerimizde ve bilincimizde de kendini gösterir. 11’e tam bölünme kuralı, sayıların ötesinde, felsefi bir sorgulamaya dönüşebilir. Etik Perspektifi: Doğruyu Bulmak ve Karar Vermek Etik, doğruyu yanlışla…
Yorum BırakSarıkamış’ın Hikâyesine Giriş: Bir Cepheden Fazlası Tarih bazen bize sadece savaşları değil, aynı zamanda insan dayanıklılığının sınırlarını da anlatır. Sarıkamış, tam da böyle bir hikâyedir. Bugün Eskişehir’de bir üniversitede araştırma yapan biri olarak arşivlere her daldığımda, bu harekâtın sadece askerî bir plan değil, aynı zamanda coğrafya, iklim ve insan iradesinin kesiştiği bir kırılma noktası olduğunu görürüm. En çok sorulan sorulardan biri şudur: Başarısızlıkla sonuçlanan Sarıkamış Harekatı hangi cephede yaşandı? Kısa cevapla söylemek gerekirse, bu harekât I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti ile Rusya arasında geçen Kafkas Cephesi üzerinde gerçekleşmiştir. Ancak mesele sadece bir cephe adıyla açıklanacak kadar basit değildir. Kafkas Cephesi…
Yorum Bırak