İçeriğe geç

9. sınıf edebiyat nasıl hesaplanır ?

Extremmutfak okurlarına özel bu yazımızda “9. sınıf edebiyat nasıl hesaplanır” konusunu derinlemesine inceliyoruz.

Kayseri’nin soğuk sabahlarında başlayan bir hatırlayış

Kayseri’de kış sabahları hep biraz sert olur. Camın kenarında buz tutmuş desenlere bakarken içimde aynı soru dönüp duruyor: “9. sınıf edebiyat simgesi nedir?” O zamanlar bu sorunun bende bıraktığı etkiyi bugün daha net anlıyorum. Çünkü bazı sorular sadece sınavda karşılık bulmaz, insanın iç dünyasında yıllarca yankılanır.

O sabah defterimi açtım. Yazmak hep alışkanlığımdı. Duygularımı saklayamazdım zaten, saklamaya çalıştıkça daha çok taşardı. Kalem elimde ağır ağır ilerlerken zihnim beni yıllar öncesine, okul sıralarına götürdü.

9. sınıf edebiyat dersinde ilk kez duyduğum o kelime

Liseye yeni başlamıştım. 9. sınıf edebiyat dersinde öğretmen tahtaya büyük harflerle bir kelime yazmıştı: “SİMGE”.

Sınıfta kısa bir sessizlik olmuştu. Herkes birbirine bakıyordu. Ben ise anlamaya çalışıyordum. O an içimde bir şey kıpırdadı ama tam adını koyamıyordum.

Öğretmen sormuştu:

“9. sınıf edebiyat simgesi nedir, bilen var mı?”

Kimse emin değildi. Tahminler havada uçuşuyordu. “Bir şeyin yerine geçen şey mi?”, “Şiirde kullanılan özel kelimeler mi?”… Sesler birbirine karışıyordu.

Ben defterime sadece şunu yazmıştım: “Bir şey, başka bir şeyin yerine geçiyor olabilir.”

O an doğru muydu bilmiyorum ama içimdeki his güçlüydü. Sanki kelimelerden daha fazlası vardı.

İçimdeki sessiz anlam arayışı

İçimdeki o genç hâlim hep sessizdi ama çok dikkatliydi. Her şeyi gözlemlemeyi severdi. O derste de öğretmenin yüzüne, tahtadaki kelimeye ve arkadaşlarımın tereddütlü bakışlarına odaklanmıştım.

İçimde bir ses şöyle diyordu:

“Belki de simge, görünenin arkasındaki şeydir.”

Ama hemen ardından başka bir his geliyordu:

“Hayır, bu çok soyut. Sadece ders için basit bir tanım olmalı.”

O gün içimde iki taraf tartışıyordu. Biri anlam arıyordu, diğeri sadece doğru cevabı.

Ve ben ikisinin arasında sıkışıp kalıyordum.

Bir pencere, bir kar tanesi ve anlamın ilk kırılması

O kış günlerinden birinde sınıfın camından dışarı bakıyordum. Kar yavaş yavaş düşüyordu. Her bir kar tanesi sanki farklı bir hikâye taşıyordu.

İçimde bir şey o anda değişti.

“Acaba kar tanesi de bir simge olabilir mi?” diye düşündüm.

O sırada öğretmenin sesi yeniden zihnimde yankılandı:

“Simge, soyut bir anlamı somut bir şeyle ifade etmektir.”

İşte o an kafamda bir ışık yandı. Kar tanesi sadece kar değildi artık. Belki de yalnızlığı, saflığı ya da geçiciliği temsil ediyordu.

Ama yine de tam anlamıyla emin değildim.

İçimdeki mühendis tarafı (evet, o bile vardı sanki) hemen itiraz ediyordu:

“Bu fazla yorum. Net bir tanım gerekir.”

Ama içimdeki duygusal taraf daha güçlüydü:

“Hayır, bazı şeyler net olmak zorunda değil. Hissetmek yeter.”

Bir öğretmenin bıraktığı küçük cümle

Edebiyat öğretmenimiz çok konuşkan biriydi ama bazı cümleleri çok kısa bırakırdı. Bir gün tahtaya sadece şunu yazmıştı:

“Simge, görünmeyeni görünür kılar.”

Bu cümle o zaman bana çok basit gelmişti. Ama yıllar sonra anlamı büyüdü.

O gün eve gidince defterime uzun uzun yazmıştım. “9. sınıf edebiyat simgesi nedir?” sorusunun cevabını bulduğumu sanmıştım: Bir şeyin başka bir şeyle anlatılması.

Ama aslında yanılıyormuşum. Çünkü mesele tanım değilmiş. Mesele bakışmış.

Yıllar sonra aynı soru, farklı bir kalpte

Şimdi Kayseri’de kendi odamda otururken aynı soruya yeniden dönüyorum. “9. sınıf edebiyat simgesi nedir?”

Ama artık cevabı ders kitabında aramıyorum.

Hayatın içinde arıyorum.

Bir kırık bardakta, yarım kalmış bir mesajda, sessiz bir vedada…

Hepsi bir şeyleri temsil ediyor olabilir.

İçimdeki duygusal taraf açıkça söylüyor:

“Her şey bir şeyin simgesi olabilir. Yeter ki sen görmek iste.”

Ama içimdeki daha temkinli ses hâlâ orada:

“Abartma. Her şeye anlam yükleme.”

Bu iki ses arasında büyüdüm ben.

Bir defterin sayfalarında saklanan kırılmalar

Günlük tutmaya devam ettim. Çoğu zaman yazdıklarım düzenli değildi. Cümleler yarım kalırdı. Ama o yarım cümleler bile bir anlam taşıyordu.

Bir gün şöyle yazmışım:

“Bugün birini kaybettim gibi hissediyorum ama kim olduğunu bilmiyorum.”

Belki de bu bile bir simgeydi. Bir boşluğun simgesi.

Sonra başka bir gün:

“Pencereden dışarı bakarken kendimi unutuyorum.”

O pencere de bir simgeydi belki. İçerisiyle dışarısı arasındaki çizgi.

Ama o zamanlar bunu bilmiyordum. Sadece hissediyordum.

9. sınıf edebiyat simgesi nedir? sorusunun gerçek cevabı

Yıllar sonra geriye baktığımda şunu anlıyorum: Bu soru sadece bir ders konusu değilmiş.

Bir kapıymış.

İçimdeki genç hâlime açılan bir kapı.

O zamanlar öğretmenimizin sorduğu şey aslında çok basitmiş gibi görünüyordu. Ama aslında bizi düşünmeye zorlayan bir başlangıçmış.

İçimdeki mühendis bugün şöyle diyor:

“Simge, anlamı temsil eden bir yapıdır.”

Ama içimdeki duygusal taraf daha derin konuşuyor:

“Simge, hissettiğin ama tam anlatamadığın şeydir.”

İkisi de doğru. Ama hiçbiri tek başına yeterli değil.

Bir şehir, bir okul ve büyüyen anlamlar

Kayseri’nin sokaklarında yürürken bile artık her şey farklı görünüyor. Bir duvar yazısı, eski bir banka, rüzgârda savrulan bir yaprak…

Hepsi bir şeyleri temsil ediyor olabilir.

Ama en önemlisi şu: artık bakmayı öğrendim.

9. sınıfta anlamadığım şey, aslında bana bakmayı öğretmiş.

İçimde kalan o öğrenci hâli

Bazen o sınıfa geri dönüyorum zihnimde. Tahtaya bakıyorum. Öğretmen soruyor:

“9. sınıf edebiyat simgesi nedir?”

Ben yine sessizim ama artık daha farklı bir sessizlik bu. Çünkü artık biliyorum ki cevap tek bir cümle değil.

İçimdeki genç hâlimle bugünkü hâlim yan yana duruyor.

Biri anlamaya çalışıyor, diğeri anlamı hissediyor.

Ve ikisi de aynı deftere yazıyor.

Extremmutfak olarak her zaman en iyi içeriği sunmak için çalışıyoruz. “9. sınıf edebiyat nasıl hesaplanır” konusunda daha fazlası için takipte kalın!

Son kalan düşünce: Simge aslında biziz

Benzer Konular: İşe girerken İŞKUR kaydı nasıl yapılır ?

Günün sonunda şunu fark ediyorum: Simge sadece edebiyatın konusu değil. İnsan olmanın da bir parçası.

Çünkü biz de sürekli bir şeyi temsil ediyoruz. Kimi zaman güçlü görünmeyi, kimi zaman iyi olmayı, kimi zaman da hiç kırılmamış gibi davranmayı…

Ama içimizde başka bir gerçek var.

Sessiz, görünmeyen ama sürekli var olan.

Belki de en doğru cevap şudur:

9. sınıf edebiyat simgesi nedir? sorusu, bize sadece bir tanım öğretmez. Bize hayatın kendisinin de simgelerle dolu olduğunu gösterir.

Ve ben hâlâ yazmaya devam ediyorum. Çünkü bazı anlamlar ancak yazarken açığa çıkıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci giriş