İçeriğe geç

Zemheri soğukları ne zaman bitiyor ?

Zemheri Soğukları Ne Zaman Bitiyor? Ezber Bozan Bir Cevap: Tarih Değil, Alışkanlık Biter

Net konuşacağım: “Zemheri soğukları ne zaman bitiyor?” sorusu, sanıldığı kadar masum değil. Çünkü mesele sadece termometre değil; beklentilerimiz, kentlerimiz, faturalarımız ve konfor bağımlılığımız. Zemheri, halk takviminde kışın kemik sızlatan dönemi; evet. Ama asıl dondurucu olan, aynı ezberi her yıl tekrarlayıp hiçbir şeyi değiştirmememiz. O yüzden bugün, bu soruyu tarihten çok daha keskin bir yerden tutacağım: Zemheri, takvim yapraklarıyla değil, alışkanlıklarımızla biter.

“Biter” Dediğiniz Nedir? Folklor, Meteoroloji ve Algı Savaşı

Gelin üç katman ayıralım. Folklor der ki: Aralık sonundan Şubat ortasına kadar “erbain” ve “hamsin” içinde zemheri serttir; halkın hafızası Ocak’ı “zemherinin göbeği” diye anar. Meteoroloji der ki: Her yılın atmosferik döngüsü farklı; bazen Ocak kurudur, Şubat çıldırır, bazen Mart kapıdan baktırmaz, pencereden yaktırır. Algı ise şöyle çalışır: İlk kar yağdığında “kış başladı”, ilk güneşte “kış bitti.” Yani gerçek, üç farklı dilde anlatılır ve çoğu zaman birbirini çürütür. Provokatif soru: Biz “zemheri bitti” demek için ısınmayı mı bekliyoruz, yoksa üşümemeyi mi?

Yanlış Sorunun Bedeli: Takvim Kovalayıp Çözümü Kaçırıyoruz

“Ne zaman biter?” kolay soru; cevap bekler. Oysa doğru soru zor olandır: Zemheriyi neden bu kadar sert yaşıyoruz? Kentlerimizin rüzgâr koridorları planlanmadan inşa edilmesi, enerji verimsiz binalar, tek ısıtma kaynağına bağımlılık, yaya yollarında buzla mücadele planlarının eksikliği—hepsi zemheriyi uzatır. Çünkü soğuğun kendisi kadar, soğuğu büyüten yapısal hatalar da vardır. Eviniz 20 derecede bile üşütüyorsa, sorun hava değil, izolasyondadır. Peki bir başka soru: Takvimde Şubat bitti diye, duvarınızın ısı kaçırması duruyor mu?

İklim Krizi: Zemherinin Takvimi Değil, Karakteri Değişiyor

Bu kış çok soğuk geçti—cümlesini her yıl duyuyoruz. Ama ayrıntı şu: İklim krizi zemheriyi düz bir çizgi olmaktan çıkarıp zikzaklı, öfkesi patlayıp sönen bir karaktere dönüştürdü. Ani soğuk dalgaları, beklenmedik kar fırtınaları, araya sıkışan bahar gibi günler… Biz hâlâ “ne zaman biter?” diye sorduğumuzda, bu kırılganlığı ıskalıyoruz. Asıl soru: Dalgalanmaya dayanıklı mıyız? Evimiz, işyerimiz, toplu taşıma sistemimiz, tedarik zincirimiz bu zikzaklı gerçekliğe hazır mı?

“Bitti” Dediğimiz An: Psikoloji ve Ekonomi Termometresi

Zemherinin bitişini çoğu kişi takvimle değil, iki göstergeyle duyurur: Psikoloji (güneş göründü, ruh hâli gevşedi) ve ekonomi (fatura düştü, yüz gülmeye başladı). Bu yüzden “bitiş” tarih değil, eşik meselesidir. İlk sabah pencerede buğu yoksa, sokağa çıkarken iki kat mont giymiyorsanız, asfalt buz tutmuyorsa, işte o an sizin zemheriniz bitmiştir. Tartışmalı ama gerçekçi bir iddia: Hepimiz farklı bir zemheri yaşıyoruz; kimimiz için Ocak, kimimiz için bütçe kapanınca biter.

Halk Takvimi vs. Akıllı Şehir: Kim Kazanır?

“Erbain bitti, hamsin başladı” demek nostaljik; ama tek başına yeterli değil. Akıllı termostatlar, dinamik fiyatlı enerji tarifeleri, mahalle bazlı ısı adası haritaları, buzla mücadeleye yönelik mikro-lojistik… Bunlar konuşulmadan “bitti mi bitmedi mi?” tartışması temenniden ibaret kalır. Provokatif soru: Neden hava durumunu saatlik takip ediyoruz da, binamızın ısı kaybını haftalık takip etmiyoruz?

Zayıf Noktalar: Kısa Hafıza, Uzun Kış

Her yıl aynı hataya düşüyoruz: Kar yağınca zincir, tuz, yedek güç, yalıtım konuşuluyor; güneş açınca unutuluyor. Oysa zemheriyi uzatan şey, soğuktan çok unutkanlığımız. Bir kışın dersini bir sonraki kışa taşımadığımız için, “ne zaman biter?” döngüsüne sıkışıyoruz. Bir soru daha: Gelecek kış için bugün neyi kalıcılaştırıyoruz?

Son Söz: Zemheri Tarihle Değil Tasarımla Biter

İddiam şu: “Zemheri soğukları ne zaman bitiyor?” sorusunun güçlü cevabı, takvim değil tasarım. Isı kaybını azaltan binalar, yürünebilir ve buz yönetimi planlı sokaklar, enerji esnekliği yüksek haneler, komşuluk temelli dayanışma ağları… Bunları kurduğumuz gün, zemheri bizim için takvimden önce biter. Şimdi kendimize şu cesur soruları soralım: Gelecek kışa bugünden hangi yatırımı yapıyoruz? Hangi alışkanlığı değiştirirsek, kendi zemherimizi bir ay kısaltırız? Zemheri biter bitmez unutmayı mı, yoksa öğrendiklerimizi sistemleştirmeyi mi seçiyoruz? Tartışmayı başlatıyorum: “Bitiş” tarih değil, tercih meselesi. Şimdi söz sende.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci giriş