İçeriğe geç

Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır ?

Tazmanya Canavarı Gerçekte Hangi Hayvandır?

Kayseri’de kış erken gelir. O akşam da öyleydi. Camdan dışarı bakarken defterim dizlerimdeydi, kalemim elimde ama yazdıklarım cümle olmaktan çok duyguydu. Çocukluğumdan beri bazı hayvanlara karşı tuhaf bir bağ hissederim. Belki de bu yüzden o gün defterimin bir köşesine şu soruyu yazmışım: Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır?

Bu soru, sandığımdan daha büyük bir kapı açtı içimde.

Bir Belgesel Gecesi ve İlk Hayal Kırıklığı

Her şey bir belgeselle başladı. Televizyonda rastgele açtığım bir doğa kanalında, karanlık bir orman, sert çığlıklar ve ürkütücü bir yüz vardı. İçimde hafif bir ürperti hissettim. İsmi bile yeterince güçlüydü: Tazmanya Canavarı.

İlk anda zihnimde büyüttüm onu. Devasa, korkutucu, neredeyse efsanevi bir yaratık bekliyordum. Ama kamera biraz daha yaklaştığında… durdum.

“Bu mu?”

Hayal kırıklığımı saklayamıyorum. Çünkü karşımda bir canavar değil, küçük sayılabilecek bir hayvan vardı. Ama gözlerinde başka bir şey vardı. Bir yalnızlık. Bir öfke. Belki de sadece yanlış anlaşılmışlık.

İşte o anda şunu öğreniyorum: Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır? Cevap basit ama etkisi ağır: Tazmanya Canavarı, Avustralya’ya özgü bir keseli memeli. Bilimsel adıyla Sarcophilus harrisii.

Günlük Defterimde Bir Sayfa: “Canavar” Olmak

O gece defterime uzun uzun yazdım. Çünkü içimde bir şey tetiklenmişti. Tazmanya Canavarı’nın “canavar” olarak adlandırılması bana tanıdık gelmişti. İnsanların anlamadıkları şeylere isim takma alışkanlığı gibi.

Bu hayvan aslında etçil, güçlü çenelere sahip ama kendi hâlinde yaşayan bir canlı. Gece aktif, yalnız, sesleri sert. Yani farklı. Ve farklı olduğu için korkutucu.

Defterime şu cümleyi yazmışım:

“Belki de canavar dediklerimiz, sadece yalnızdır.”

Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır sorusu, benim için yavaş yavaş “gerçekte kim?” sorusuna dönüştü.

Küçük Bir Sahne: İnternette Kaybolmak

Ertesi gün işten sonra eve geliyorum. Kayseri’nin ayazı yüzümü kesmiş. Çayı koyup bilgisayarı açıyorum. Sadece biraz bakacağım diyorum ama saatler geçiyor.

Fotoğraflar, makaleler, koruma projeleri… Meğer bu hayvanın nesli tehlike altındaymış. Yüzlerinde tümörlere yol açan bir hastalık nedeniyle sayıları hızla azalmış.

İçimde bir sıkışma hissi.

“Ya tamamen yok olurlarsa?”

Bir canavardan çok, yardıma ihtiyacı olan bir canlı duruyor karşımda artık. Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır diye sorarken, cevabın sadece biyolojik olmadığını anlıyorum. O, ekosistemin bir parçası. Avustralya’nın sessiz bir çığlığı.

Heyecan ve Umut Arasında

Okudukça içimde bir umut da filizleniyor. Koruma altına alınmış alanlar, genetik çalışmalar, yeniden doğaya salınan bireyler… İnsanlar bir şeyler yapıyor.

Bu beni duygulandırıyor. Çünkü bazen dünya sadece kötü haberlerden ibaretmiş gibi geliyor. Ama sonra bir yerde, birileri, yanlış anlaşılan bir canlı için uğraşıyor.

Günlüğüme şunu yazıyorum:

“Belki de umut, en sessiz hayvanlarda saklıdır.”

Canavar Değil, Ayna

Bugün dönüp baktığımda, Tazmanya Canavarı gerçekte hangi hayvandır sorusu benim için bir bilgi başlığı olmaktan çok daha fazlası.

O, küçük bir keseli memeli. Güçlü, inatçı, hayatta kalmaya çalışan. Ama aynı zamanda biziz biraz. Yanlış anlaşılan, etiketi yüzünden dışlanan, sesi yüksek olduğu için korkulan.

Kayseri’de odamda, defterim yine açık. Bu sefer daha sakinim. Hayal kırıklığım yerini kabullenişe, heyecanım ise umuda bırakmış.

Belki de gerçek canavarlar, isimler değil. Anlamadan yargılayan bakışlar. Ve belki de Tazmanya Canavarı, bize bunu sessizce anlatmaya çalışıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci giriş